Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Aytek TAZ
Aytek TAZ

AYTEK TAZ – İNSAN ÖMRÜ

Rivayet edilir ki Allah insanı yaratır ve ona 40 yıl ömür verir. İnsan, kendisine verilen bu ömrü duyunca bunun çok az olduğunu düşünür ve “40 yıl yetmez, biraz daha uzun yaşamak istiyorum” diye itiraz eder.

Sonra eşek yaratılır ve ona da 40 yıl ömür biçilir. Eşek ise bu kadar uzun süre çalışmanın, yük taşımanın ve yorulmanın kendisi için fazla olduğunu söyler ve 20 yılın kendisine yeteceğini belirtir. İnsan bunu duyunca hemen fırsatı değerlendirir ve eşeğin istemediği 20 yılı kendisine verilmesini ister. Allah da kabul eder.

Ardından maymun yaratılır ve ona da 40 yıl ömür verilir. Maymun da 40 yılın fazla olduğunu, insanları eğlendirmek ve türlü hareketler yapmak için 20 yılın yeterli olacağını söyler. İnsan yine devreye girer ve maymunun istemediği 20 yılı da kendisine ister. Böylece insanın 40 yıllık ömrü, eşekten aldığı 20 yıl ve maymundan aldığı 20 yılla birlikte 80 yıla çıkar.

Hikâyenin en düşündürücü kısmı ise bundan sonra başlar. Rivayete göre insan ilk 40 yılını gerçekten insan gibi yaşar; gençtir, hayalleri vardır, hayatı keşfetmeye çalışır ve kendisine verilen zamanın kıymetini tam olarak anlayamaz. Sonraki 20 yılında ise eşek gibi çalışır, ailesi için, çocukları için, evi ve geleceği için yük taşır, yorulur ve yıllarını büyük bir mücadele içerisinde geçirir. Son 20 yılına geldiğinde ise maymun gibi torunlarının peşinden koşar, onları eğlendirir, sevindirir ve hayatının geri kalanını onların mutluluğuyla geçirir.

Aslında bu hikâyenin mizahı bir yana, insanın hayatını anlatan çok gerçek bir tarafı vardır. Çocukken büyümek için sabırsızlanırız. Büyüdüğümüzde para kazanmak, ev sahibi olmak, çocuklarımızı okutmak ve geleceğimizi güvence altına almak için çalışırız. Hayatın büyük bölümünü “Biraz daha sabredeyim, şu iş de bitsin, şu borç da kapansın, çocuklar da büyüsün, emekli olunca rahat ederim” diyerek geçiririz.

Sonra bir gün aynanın karşısına geçer ve yılların nasıl geçtiğini anlamaya çalışırız. Saçlarımızda beyazlar, yüzümüzde çizgiler, bedenimizde yorgunluklar belirirken insanın aklına ister istemez şu soru gelir: “Ben bütün bu yıllar boyunca ne zaman kendim için yaşadım?”

Belki de hikâyenin en büyük mesajı tam burada saklıdır. İnsan, ömrünü uzatmak için eşeğin ve maymunun istemediği yılları alırken aslında farkında olmadan hayatının önemli bir bölümünü çalışmaya, koşturmaya ve başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya ayırmıştır.

Elbette çalışacağız, ailemiz için mücadele edeceğiz ve çocuklarımızın geleceği için elimizden geleni yapacağız. Fakat bütün bunları yaparken kendi hayatımızı sürekli ertelemek de doğru değildir. Çünkü “Çocuklar büyüsün, borçlar bitsin, işler yoluna girsin, emekli olayım, sonra yaşarım” dediğimiz o “sonra” bazen sandığımız kadar uzun sürmez.

İnsan hayatı biraz da ertelemelerin toplamıdır. Bir telefon açmayı, bir dostla görüşmeyi, bir yere gitmeyi, sevdiğimiz insanlara güzel bir söz söylemeyi ve kendimize ayıracağımız birkaç saati bile sürekli başka bir zamana bırakırız. Oysa zaman, bizim ertelediğimiz şeyleri beklemek gibi bir alışkanlığa sahip değildir.

Belki de bu yüzden hikâyenin sonunda kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Bize verilen 80 yılın kaçını gerçekten yaşadık, kaçını sadece çalışarak ve bir şeylerin düzelmesini bekleyerek geçirdik?

Çünkü mesele aslında kaç yıl yaşadığımız değil, bize verilen yılların içinde ne kadar hayat biriktirdiğimizdir.

İnsana belki 40 yıl yetmedi. Eşeğin 20 yılını aldı, maymunun 20 yılını aldı ve ömrünü 80 yıla çıkardı. Fakat şimdi sıra bizde: Bize verilen o yılları gerçekten yaşayalım; hayatı sürekli yarına bırakmayalım.

Çünkü insanın en büyük yanılgısı, hayatın hep önünde olduğunu sanmasıdır. Oysa hayat, tam da şu anda yaşadığımız o kısa andır.

İnsan gibi yaşamak dileğiyle…

YORUMLAR

Bir adet yorum var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Marka Flower Çiçekçi