Demokrat Kürt; kimliğini saklamadan, düşüncesini özgürce ifade eden, farklılıklara saygı duyan ve adaletin herkes için eşit olması gerektiğine inanan insandır.
Kürt olmak bir kimliktir; demokrat olmak ise bir duruş. Bu iki kavram bir araya geldiğinde ortaya, kendi değerlerine sahip çıkarken başkasının hakkını da gözeten güçlü bir anlayış çıkar.
Demokrat Kürt, geçmişin acılarını inkâr etmez; fakat geleceği yalnızca geçmişin yaraları üzerinden kurmaz. Kırgınlıkları büyütmek yerine barışın, kardeşliğin ve birlikte yaşama iradesinin güçlenmesini savunur.
Çünkü gerçek demokrasi, yalnızca kendisi için özgürlük istemek değildir. Kendisi için istediği hakkı, başkası için de savunabilmektir.
Demokrat Kürt; diliyle, kültürüyle, tarihiyle ve kimliğiyle var olmayı bir ayrışma sebebi değil, toplumsal zenginliğin bir parçası olarak görür. Aynı zamanda farklı kimliklerin de bu topraklarda eşit, onurlu ve özgür şekilde yaşayabilmesini önemser.
Siyasette ise ölçüsü nettir: Kişilerden önce ilkeler, makamdan önce halk, öfkeden önce akıl, ayrılıktan önce ortak gelecek.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; birbirimizi etiketlemek değil, birbirimizi anlamaktır. Çünkü bu ülkenin geleceği, farklılıklarımızı kavga sebebi yapmakla değil, farklılıklarımızla birlikte güçlü bir toplum olabilmekle kurulacaktır.
Demokrat Kürt olmak; sadece bir kimliği ifade etmek değil, özgürlüğü savunurken adaleti, adaleti savunurken vicdanı, vicdanı savunurken kardeşliği unutmamaktır.
Ve belki de en önemlisi şudur:
Kimliğinden utanmadan, kimseyi kimliğinden dolayı küçümsemeden yaşamak… İşte gerçek demokratlık budur.

YORUMLAR