İslâm’a davet, teslime davettir. Yani sırasıyla ruhu, vechi (fizik vücudu), nefsi ve iradeyi Allah’a teslime davettir. Bu davet her kademede mutluluk ve huzurun artışını ifade eder. En büyük mutluluk iradenin tesliminden sonra yaşanır. Bütün teslimler tamamlanmış, nefsin bütün afetleri yok olmuş, nefs ayrıca 19 mertebe müzeyyen olmuştur. Kişiye yerlerin ve göklerin melekûtu tamamen gösterilmiş ve iradenin tesliminde kişi Allah’ın veçhini de görmüştür. Yani rüyetullah olmuştur. Bu nokta, mutlulukların tamamlandığı noktadır. “Allah’a ulaşmayı dile ki Allah, seni Kendisine ulaştırsın”, diye tebligat yapılan kişi Allah’a ulaşmayı dilemezse, mutluluğun bütün kapılarını kapattığı için kendisine zulmetmiştir. Allah, Kendisine ulaşmayı dilemeyen, bu sebeple zalim olan kişinin ruhunu kendisine ulaştırmaz, yani hidayete erdirmez.
61/SAFF-8: Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.
Allah’ın Kur’an’ındaki “İrcıî ilâ rabbiki” (Rabbine rücu et, geri dön, geri dönerek ruhunu Allah’a ulaştır) emrine riayet etmeyenler Allah’ın nurunu söndürmek isteyenlerdir. Onlar: “Ruh vücuttan ayrılırsa insan ölür, çünkü insana hayat veren ruhtur” diyenlerdir. Oysaki Allah, “yaratan da hayat veren de öldüren de Allah’tır.” buyuruyor.
61/SAFF-9: Resul’ünü hidayet ile ve (esasları unutulmuş olan) dinlerin hepsinin üzerine, izhar etmek (açıklayıp doğrusunu ispat etmek) için, Hak din (Allah’ın ezelî ve ebedî olan dini) ile gönderen O’dur. Ve müşrikler, kerih görseler bile Mevcut olan dinlerin mensuplarına, Hz. İbrahim’in Hanif dininin, hidayete erdiren hak din olduğunu, kâinatın tek dini olduğunu, 7 safha, 4 teslimden ibaret olduğunu, ezelî ve ebedî olduğunu (Rum-30), bütün mukaddes kitaplarda (Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’ı Kerim’de) 7 safha 4 teslimin farz kılındığını ve Hz. Musa ve O’na tâbî olanların, Hz. İsa ve O’na tâbî olanların, Hz. Muhammed (S.A.V) ve O’na tâbî olanların 7 safha ve 4 teslimi yaşadıklarının yer aldığını ve hepsinin şeraitlerinin tek bir şeriat olduğunu (Şura-13) anlatacak ve 3 kitaptaki ayetlerle ispat edecek olan bir Resul’ün geleceğini ve dinler arası diyaloğu kuracağını ve Allah’a ulaşmayı dilemedikleri için şirkte kalanların (Rum-31) O’nun söylediklerini kerih göreceklerini bu ayet açık ve net bir şekilde ifade etmektedir.
İslam âleminin şu an çektikleri altın çağın doğum sancılarıdır. Peygamberimiz buyuruyorlar ki, her devirde beni temsil eden 1 kişi, Hz. İsa’yı temsil eden 3 kişi, Hz. Musa’yı temsil eden 7 kişi, Hz. İbrahim’i temsil eden 40 kişi vardır. Bunlar Allah’a ulaşmayı dilemeye davet ediyorlar.
“ŞAM ehli helak olduğunda Ümmetimde hayır kalmaz” buyuruyor Peygamber Efendimiz…
2/BAKARA-134: İşte onlar bir ümmetti ki geldi, geçti. Onların kazandığı şeyler kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Onların yapmış olduklarından size sorulmaz (siz sorumlu değilsiniz).
Doğumdan ölüme kadar geçen devrede insanın her saniyesi derecat kazanmakla veya kaybetmekle geçer. Birtakım insanlar derler ki: “Ben şu anda ibadet etmiyorum, derecat kazanmıyorum. Kimseye bir kötülük de yapmıyorum, derecat da kaybetmiyorum.” Ama yanılırlar. Eğer insanlar zikretmiyorlarsa derecat kaybederler. İnsan her an Allah’ı zikretmekle mükelleftir. Bu Allahütealâ tarafından farz kılınmıştır. Ya Allah’ı zikrederek derecat kazanmak ya da zikretmeyerek derecat kaybetmek söz konusudur. Hayatın her saniyesi Allahütealâ tarafından ölçülmüş, biçilmiştir.
“Ne derecat kazanırım ne de kaybederim” gibi bir ifade, hiçbir zaman Allah’ın kanunlarında yoktur. Ya kazanılır ya da kaybedilir.
İşte bu devirde Allah’a ulaşmayı dileyen ve mürşidine tabi olarak nefis tezkiyesi yapan Devrin İmamının Sancağı Altında toplanacak Kur’an’ın tamamını yaşayan Müslümanlar ancak dünyadaki yangını söndürebilir ve zulmün önüne geçebilirler.
8/ENFÂL-23: Ve Allah, onların (akıl etmeyen sağır ve dilsizlerin) içinde hayır olduğunu bilse (görse) elbette onlara işittirirdi. Ve onlara işittirse bile (onlar), mutlaka dönerlerdi ve onlar yüz çevirenlerdir.
Allah’a ulaşmayı dilemekten men edenler, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmeye çalışıyorlar. Allah’a ulaşmak diye bir şey yok, insanın ruhu çıkınca insan ölür diyenler, kendilerinde hayır olmayanlardır. Allah’a ulaşmaktan men eden bu insanlar istemeseler de, Allah nurunu tamamlayacaktır.
Allah razı olsun.

YORUMLAR