Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Aytek TAZ
Aytek TAZ

AYTEK TAZ – OKULUN KAPISINDAKİ KORKUNUN SORUMLUSU BİRAZ DA SENSİN!

Şanlıurfa’da 19 yaşında bir genç… Kahramanmaraş’ta 14 yaşında bir çocuk…

Sen hâlâ “Bu çocuklar neden böyle oldu?” diye soruyorsan, kusura bakma ama cevabı dışarıda değil, aynada arayacaksın.

 

Bir baba 14 yaşındaki çocuğun eline nasıl silah verir?

Bu soruyu sadece haberlerde okuyup geçemezsin. Çünkü o silahı tutan el kadar, o eli o noktaya getiren zihin de suçludur. Ve o zihin çoğu zaman senin evinde, senin yetiştirme tarzında şekillenir.

 

Sen çocuğunu ya aşırı baskıyla büyütüyorsun ya da tamamen başıboş bırakıyorsun.

Ailelerin çocuklara karşı aşırı tutucu tavırları, çocuğun içinde biriken öfkeyi büyütüyor. Sen bastırdıkça o birikiyor, sen susturdukça o içeride kaynıyor. Sonra bir gün patlıyor. Patladığında da sadece kendi hayatını değil, başkalarının hayatını da yakıyor.

 

Ama işine gelince suçu hemen başkasına atıyorsun.

 

Bugün gelinen noktada öğrenciler artık öğretmenlerden korkmuyor.

Korku değil mesele, ama saygı da kalmadı. Çünkü sen çocuğuna şunu öğrettin:

“Sen her zaman haklısın.”

 

Öğretmen uyarıyor, sen devreye giriyorsun.

Öğretmen sınır koyuyor, sen itiraz ediyorsun.

Hatta işi daha da ileri götürüp öğretmeni CİMER’e şikayet etmekle tehdit ediyorsun.

 

Kendine şu soruyu sor:

Sen çocuğunu mu koruyorsun, yoksa onu hayata karşı zayıf mı bırakıyorsun?

 

Evdeki tablo daha da vahim.

Çocuk ağlıyor, susmuyor, sen ne yapıyorsun?

Telefonu veriyorsun.

“Aman sussun da ne yaparsa yapsın” diyorsun.

O telefonun içinde ne var, ne izliyor, ne öğreniyor… umrunda değil.

Bin kere dedik ya Pubg oyununu oy-nat-ma. Valla hocam sözümüzü dinlemiyor, siz uyarın onu. Yahu sen anne babasın. El kadar çocuğa nasıl söz geçiremiyorsun. Al telefonu elinden ağlasın sabaha kadar, taviz verme. Kötülük yapmıyorsun ona kötülüklerden uzak tutuyorsun.

 

Ben senin söz geçirmediğin çocuğuna nasıl söz geçiriyorum. Taviz vermeyerek. Sen de taviz verme.

 

Televizyonu açıyorsun:

Televizyonda dizilerin pavyonları göstermesi sana normal geliyor.

Mekan basmalar, “güç” gibi sunuluyor, sen izliyorsun.

İnsanları tehdit etmek, karakterin karizması oluyor, sen alkışlıyorsun.

İnsanlara işkence edip onları öldürmek, reyting malzemesi oluyor, sen izliyorsun.

Kadınlara mutluluğu hak görmeyip aldatmak, sıradanlaşıyor, sen sessiz kalıyorsun.

Saçma sapan Uzak Şehir dizisini zevkle her pazartesi izliyorsun. Gören de diyecek biz doğulular elimizde silahla dolanıyoruz.

Aşk diye önüne konulan şey aslında zehir: toksik ilişkiler, hastalıklı bağlar, saplantılı karakterler…

Ve sen bunları izlerken çocuğun yanında.

 

Üstelik bir de rol modeller var.

Bugün gençlerin kulaklarında dolaşan bazı isimler, mesela Lvbel C5…

Şiddet ve er*tik sözler sıradan bir eğlence gibi sunuluyor.

Sen “gençlik işte” diyorsun, geçiyorsun.

Ama o sözler, o görüntüler, o sahneler çocuğunun zihnine kazınıyor.

 

Sonra bir gün “Bu çocuk neden böyle oldu?” diye soruyorsun.

 

Hayır, mesele sadece çocuk değil.

Mesele senin yetiştirme biçimin.

Mesele, her hatasında çocuğunun arkasında durman.

Evet, çocuk ne yaparsa yapsın arkasında duran onu savunan aileler bu düzenin en büyük pay sahibidir.

 

Bir de işin devlet boyutu var.

En ufak bir olumsuz durumda öğretmenin kulağını çeken bakanlık, öğretmeni yalnız bırakıyor.

Diğer tarafta bu içeriklere onay veren RTÜK var.

Sen de izliyorsun, ses çıkarmıyorsun.

 

Ve şimdi geldiğimiz nokta:

Türkiye’de korku hakim.

Evet, korku.

Sen çocuğunu sabah okula gönderirken içinden “Acaba bugün ne olacak?” diye geçiriyorsun.

Bunu yüksek sesle söylemiyorsun ama hissediyorsun.

 

Ama şunu açıkça bil:

Bu korkunun sebebi sadece dışarıdaki “suçlular” değil.

Bu korkunun sebebi, yıllardır yanlış büyütülen bir nesil.

Ve o nesli büyüten sensin.

 

Şimdi karar senin:

Ya çocuğuna sınır koyacaksın, sorumluluk öğreteceksin, saygıyı yeniden inşa edeceksin…

Ya da yarın bir gün bir haber daha izleyip yine aynı soruyu soracaksın:

 

“Bu çocuk bunu nasıl yaptı?”

(Sözüm meclisten dışarı, bir çok aileyi tenzih ederim)

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER