Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Konuk Yazar

METİN BANLI – (KONUK YAZAR) BATMAN HALKININ ZİYARET KÜLTÜRÜ: UMUDUN, ŞİFANIN VE DAYANIŞMANIN SESSİZ DİLİ

Batman’da ziyaret denildiğinde akla yalnızca taş duvarlar ve sandukalar gelmez; kuşaktan kuşağa aktarılan bir sığınma, arınma ve dayanışma kültürü gelir.

Yüzyıllardır süregelen bu gelenek, kentin manevi hafızasında güçlü bir iz bırakır. İnsanlar; dertlerine derman bulmak, şifa aramak, iç huzurunu yeniden kurmak veya bir dileğin kapısını aralamak için bu kutsal mekânlara yönelir.

Ziyaret, bir ritüel olduğu kadar toplumsal bir buluşmadır; dualardan çok bakışlar, sessizliklerden çok paylaşımlar konuşur.

Batman ve çevresinde yer alan Veysel Karani Türbesi, Veysel Karani’deki Şeyh Osman Türbesi, Gercüş’teki Seyyid Bilal Makamı, Tillo Evliyaları (Aydınlar), Kozluk Üçyol’daki Küba Zîla, Beşiri Küba Zîla Ziyareti, Alikan aşireti mensuplarınca kutsal kabul edilen Sixura mıntıkasındaki Kase Ozman Türbesi, Zeva Elıka, Ramandağı’ndaki İdris Peygamber Makamı, Mardin’deki Sultan Şeyhmus Türbesi, Kurtalan’daki Derveş Nebî, Kayapınar’daki Şeyh Fethullah ve Şeyh Halil Makamları, Bitlis Hizan’daki Xewse Hizan, Bismil-Batman yolu üzerindeki Şeyh Abdurrahim Türbesi ve Beşiri Gıreçelo Köyü’ndeki Şeyh Yusuf Türbesi bu manevi haritanın parlak duraklarıdır.

Bu türbelerin her biri farklı bir hikâye taşır.
Ziyaret yerleri; hastalıklara şifa arayanların, evlilik umuduyla dua eden gençlerin, psikolojik sıkıntılarla mücadele edenlerin, borç ve geçim derdinin yükünü hafifletmek isteyenlerin uğrak noktasıdır.

Ziyaret günlerinde mekânların çehresi değişir; avlularda dua mırıldanmaları birbirine karışır, adak ekmeklerinin kokusu yükselir, uğurlu sayılan taşların sessiz tanıklığına nice eller değiverir. Kimileri gözyaşını içe akıtır, kimileri şükürle kapıdan ayrılır. Herkes, dönüştürücü bir sessizliğin içinden geçerek gündelik hayatına geri döner.

Modern zamanın hızına rağmen bu gelenek varlığını koruyor. Belki de tam da bu hız yüzünden; ruhun yavaşlayıp dinlenebildiği nadir duraklar oldukları için…
Kimi için bir inanç gösterisi, kimi için bir kültürel alışkanlık, kimisi içinse bir umut tazeleme alanı. Kapıda karşılaşılan bir gülümseme, paylaşılan bir hikâye, umudu diri tutan görünmez bir ağ örer.

Elbette, ziyaret geleneğini yalnızca dilek ve mucize eksenine hapsetmek eksik kalır.
Bu mekânlar aynı zamanda ortak belleğimizdir; geçmişle bugün arasında kurulan bir köprü, kültürel sürekliliğin canlı sahnesidir.

Bu türbelerin maneviyatı, hikâyeleri, taş işçiliği, sadeliği ve geleneksel mimarisi, onları yalnızca birer ibadet alanı değil; aynı zamanda bölgenin kadim tarihinin de sessiz tanıkları hâline getirir.

Çocuklar büyüklerinden yalnızca bir türbenin yerini değil; bir nezaketi ve paylaşma terbiyesini de öğrenir: Sessizce beklemeyi, başkasının duasına saygı duymayı, şükrün dilini…

Bugün Batman’da ziyaretler hem bireysel bir arınma hem de toplumsal bir buluşma olarak yaşamayı sürdürüyor.
Kapısından girenin niyeti farklı olsa da çıkışta paylaşılan duygu çoğu zaman aynıdır: Yalnız olmadığını bilmenin ferahlığı.
Belki de bu nedenle kalabalıklar dualarla çoğalırken şehir de görünmez bir ağ ile birbirine daha sıkı bağlanıyor.

Ziyaret kültürü bize hatırlatır ki insan, umudu diri tutmak için bazen taş bir duvara yaslanır, bazen bir sandukanın gölgesine sığınır.
Ama unutmamak gerekir ki asıl şifa inançtan gelir.
İnanç; kalbi onaran, umudu diri tutan, insana dayanma gücü veren görünmez bir ışıktır.
metinbanli@hotmail.com

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER