Haksız bir şekilde İran’a saldıran Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail savaşı devam ederken Türkiye’ye 4 füze düştüğü açıklandı, bunun NATO tarafından engellendiği öne sürüldü. İnsanlar haklı olarak ”Bizim savunma sistemimiz yok mu ?” diye sordu, o zaman Rusya’dan 3 milyar Dolar vererek niçin hava savunma sistemi aldık ?
İran Türkiye’ye atılan füzelerle bir ilgisinin olmadığını açıkladı, bu olayın bir İsrail oyunu olabileceğini açıkladı. İran’da, İsrail’e ve Amerika Birleşik Devletleri’ne çalışan bir çok ajan olduğunu dünyada bilmeyen yok.
Uzatmayalım, savaşı durdurmak için körfez ülkelerinden 8 ülke dış işleri bakanları Suudi Arabistan’da toplandı. Aldıkları kararı açıkladılar, İran füze fırlatmayı bırakmalıymış. Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail ise atışa devam edecek, bu kadar saçma bir açıklama olabilir mi ?
Bu savaşı durdurma çalışmaları devam ederken enteresan bir açıklama kısım kısım halka izah edildi, Türkiye içinde ve ”Güney Doğu’da ”NATO MÜŞTEREK KOLORDU KARARGAHI” kurulacakmış. Bu durum bazı kişiler tarafından şüphe ile karşılanırken, şimdi de İstanbul’un Anadolu Kavağı bölgesi’nde ”NATO DENİZ UNSUR KOMUTANLIĞI” kurulacağı resmen duyuruldu. Anadolu Kavağı, İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e giriş ve çıkış kapısı. Burada, bu komutanlığın kurulması için gelen 2 ismi öğrenelim. Birisi ”Çok Uluslu Kuvvet Ukrayna Operasyonel Karargahı Komutanı (Fransız) Jean-PierreFauge ve (Birleşik Kırallık Mensubu) Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Steward), şimdi bu kuvvet komutanlığı burada niçin kuruluyor ?
Ukrayna-Rusya savaşını Türkiye’yi ortak etmek için mi ? Yoksa, Amerika Birleşik Devletleri-İsrail-İran savaşı devam ederken Rusya’ya giden petrol tankerlerinin önünü kesmek için mi ? Hani Türkiye bu konularda tarafsız kalacaktı ?
İşin bir başka ilginç yönü daha var, 10-15 yıldır Amerika Birleşik Devletleri Yunanistan-Bulgaristan ve Romanya’da 20 civarında askeri üs açtı. Bunlardan birisi Türkiye’nin Dedeağaç İlçesi’ne 40 kilometre uzaklıkta, Türkiye bu konuda 2-3 defa serzenişte bulundu ama geri adım atılmadı. Üstelik buraya sonradan Fransa’da yerleşti, bunların Türkiye’ye karşı olduğu son derece açık bir işaret.
Gelelim KKTC’ne, burada uzun yıllardır bir İngiliz üssü var. Bu üsse, 1-2 yıl içinde Fransa’da askerlerini indirdi. Ayrıca Yunanistan burada çok büyük bir hava alanı ile liman da yapıyor, bunlar bitince de burayı Amerika Birleşik Devletleri’ne kullanması için devredecek. Şimdi ise ABD-İsrail-İran savaşı nedeni ile bir çok Avrupa Ülkesi’nin savaş gemileri de bölgede cirit atıyor, bu çalışmaların yanına şunu da ilave edelim. Namluları Türkiye’ye dönük 40 kadar Ege Adaları’nı Yunanistan’ın silahlandırdığı bilmeyen var mı ?
Osmanlı İmparatorluğu’nu kuracağız diyenlere sesleniyorum, Türkiye’nin batısına yürüme şansınız var mı ? Yok, Güneyinde yol alma şansınız var mı ? Yok, Suriye-Irak-Lübnan-Ürdün İsrail’in kontrolü altında. Doğu’ya gitme şansınız var mı ? Yok, İran 47 yıldır savaşa hazırlanmış. Yerin 500 metre altında çalışma yapmışlar, atom bombası atsan yetersiz kalıyor. Atom bombası düştüğü yerde 100-150 metrelik bir çukur açıyor, düştüğü yerden itibaren silindirik bir şekilde 100 kilometrelik bir alanda ne varsa yakıp yıkıyor.
Gelelim sonuç kısmına, Türkiye’de 10.000 civarında kuruluş ABD-İngiltere-Fransa-Kanada-Hollanda-Yunanistan vb. ülkelere satıldı. İşin ticari kısmını bir tarafa bırakırsak bu ülkeler aslında tam bir Türkiye düşmanı, içeride İncirlik ve Kürecik gibi stratejik 2 üssün ABD ve İsrail’e hizmet ettiğini herkes biliyor. Durum bu iken tam İstanbul Boğazı’nın Karadeniz Giriş ve
çıkışına ”NATO DENİZ UNSUR KOMUTANLIĞI”
kurmak bana göre doğru bir iş değil. Bu hem Türkiye’yi, hem de Rusya’yı çıkmaza sokar.
1.Dünya Savaşı’na Almanya yüzünden dahil olmuştuk, 3.dünya savaşına düşmanlarımız tarafından mı itileceğiz ? ABD-İsrail-İran savaşında, körfez ülkelerini koruyamıyan ABD’nin arkasına takılmak bize ne kazandıracak ? Buradaki savaşa dahil olmayan NATO’nun Karadenizin çıkışında ne işi var ?
Üstelik bu iş için TBMM’nin 3/2’sinin bu işe ”Evet” demesi gerekirken bu izin dahi alınmamış, emekli amiral Cem GÜRDENİZ bile bu konuda ”NATO deniz üssünün İstanbul Boğazı girişine konuşlandırılması, stratejik denge açısından son derece riskli bir adımdır.” diyor, bu arada dünyanın en büyük finans aktörlerinden birisi olan (İsrail’li) BlackRock’un bu günlerde Ankara’yı ziyaret etmesi de fazlası ile kafaları karıştırıyor. (?)
Kerim ÖZEBEKLER
Gazeteci – Yazar – Şair

YORUMLAR