Diyarbakır’ın sessiz bir ilçesinde yaşayan dostum Muhammed; okulunu bitirmiş ancak atanamayınca ailesine destek olmak için askeri sınavlara girmişti. Nihayet kazanmış, ilk görev yeri Suriye olmuştu. Tek hayali ailesini rahata kavuşturmak ve birikim yapıp güzel bir yuva kurmaktı.
Muhammed’le Çocukluğumuz birlikte geçmişti. Arada konuşur, dertleşirdik. Namazında niyazında, temiz bir gençti. Yıllarca çalışıp biriktirdiği parayla ev ya da araba almak istiyordu. Bu hayaline çok yaklaşmıştı.
Bir gün görev arkadaşları ona telefondan grafikler göstermeye başladı. Sürekli aynı şeyi söylüyorlardı: “Abi bu iş geleceğin yatırımı.” Bahsettikleri şey kripto paraydı. Muhammed önce inanmadı… “Haramdır, bulaşmayın” diyerek onları uyarmıştı. Fakat zamanla sosyal medyada gördüğü hızlı kazanç hikâyeleri aklını çelmeye başlamıştı. Bir gün onlara, nasıl oynadıklarını sordu. Arkadaşı, yatırdığı parayı ona nasıl kısa sürede katladığını gösterince Muhammed’in aklı iyice karıştı…
Muhammed işi öğrenmiş ve önce küçük bir miktar yatırmıştı. Para biraz yükselince bu tuzağa güveni artmıştı. Beş yılda biriktirdiği 1.5 milyon liranın önce bir kısmını yatırmış paranın değeri yükselmeye başlayınca elinde kalan paranın tamamını yatırmıştı. Hesabı kısa sürede 2 milyona çıkmıştı. “Tamam” dedi, “ben parayı buldum.” Artık çalıştığı işi önemsemeye başlamıştı. Ancak onu bekleyen sessiz bir tehlike vardı…
Bir gün telefon şebekelerinin çekmediği bir noktaya göreve gitmişler. Bir hafta boyunca orada mahsur kalmışlar. Görev dönüşü gelir gelmez hesabına girdiğinde gördüğü manzara yıkıcıydı: Tüm parası sıfırlanmıştı.
O günden sonra kimseyle konuşmamaya başladı. Aklındaki tek düşünce “ben o parayı kurtarırımdı” Kaybettiklerini geri almak için sağa sola borçlanmaya başladı. Yine kaybetti. Ailesinden, dostlarından para istedi… Ama sonuç hiç değişmedi. Hep kaybetti. Ve hiç vazgeçmez oldu. Bu durum onun bütün bedenini aklımı ele geçirmişti.
Geceleri uyuyamaz oldu. Telefonu elinde grafiklere bakıyor, “son bir kez” diyerek tekrar oynuyordu. Fakat sanal kumarın sonu yoktu. Borçlar büyüdü, utanç ve çaresizlik arttı. İnsanların yüzüne bakamaz hale geldi. Geriye bir not bırakmıştı; “Beni affedin. Kimseyi üzmek istemezdim ama kendimi de kurtaramadım.” Ve maalesef bir gece yarısı hayatına son vermişti.
Unutmayın! Kolay kazanç hayali, yılların emeğini bir anda yok edebilir. Oysa en sağlam kazanç; sabırla, emekle ve helal yoldan kazanılandır.

YORUMLAR