Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Öztekin YILMAZ

ÖZTEKİN YILMAZ – BİR MİTİNG, BİN SORU: BATMAN’DA BARIŞIN KALBİ YENİDEN Mİ ATIYOR?

Ben 1990 doğumluyum. Bu toprakların çocukları, sadece büyümedi,direndi, bekledi, sustu, sonra yeniden konuşmayı öğrendi. Bizim çocukluğumuzda gökyüzü hep gergindi; tank paletleriyle çizilmiş yollar, yasaklarla çevrili bir dil, korkuyla yoğrulmuş bir sessizlik… Ama o sessizliğin içinden bir şey hep fısıldadı: “Bir gün barış gelecek.” O günden bugüne nice bahar geçti, nice umut ertelendi. Fakat bu şehir, her defasında
küllerinden yeniden doğmayı bildi. Çünkü Batman sadece bir şehir değil; bir kader, bir direniş, bir çağrıdır.

Petrol kokusunun, toprakla karışmış yağmurun ve sabrın şehri… Her rüzgârı,
susturulmuş bir şarkının yankısını taşır. Gökyüzü griye dönse de, bu halkın yüreği hep ışıkla doludur. Çünkü her baskının ardında bir direniş, her hüsranın içinde bir umut gizlidir.

Batman’ın sonbaharı diğer şehirlerin sonbaharına benzemez. Burada rüzgâr sadece yaprakları savurmaz; halkın içindeki kırık umudu, yıllardır söylenmemiş duaları ve beklenen barışın küllerini de savurur. Her köşede bir hikâye, her yüzde bir sessiz çığlık vardır. Bu şehir, acının tanığı, umudun da mirasçısıdır. 12 Ekim günü Batman bir kez daha siyasetin merkezine dönüştü.

DEM Parti’nin düzenlediği miting, sadece bir politik buluşma değil; yılların yükünü taşıyan bir halkın hafızasının yeniden canlanmasıydı. Meydan doldu, renkler iç içe geçti, sloganlar gökyüzüne karıştı. Kadınlar, gençler, yaşlılar; herkes aynı soruyu kalplerinde taşıyarak oradaydı: “Acaba bu kez gerçekten barışa yaklaşabilecek miyiz?”

Batman halkı için miting, bir seslenişten çok bir hatırlayıştı. Çünkü bu şehir, barışı kitaplardan değil, bedellerden öğrenmiştir. Her ailede bir eksik, her hikâyede bir yara vardır. Ama yine de insanlar o meydana umutla çıktı; çünkü barış bu topraklarda sadece bir kelime değil, bir ekmek, bir nefes, bir gelecek meselesidir.

Kahvede sessizce oturan yaşlı adamın bakışında, miting alanına bayrak taşıyan gençlerin heyecanında, çocukların ellerindeki küçük dövizlerde hep aynı özlem vardı: “Artık yeter.” Bu halk barışı sadece istemiyor; yaşamak istiyor. Sadece silahların susmasını değil, adaletin konuşmasını, yoksulluğun bitmesini, kimliğin korkusuzca yaşanmasını istiyor.

Bugün Batman’da atılan her slogan, sadece politik bir mesaj değil; geçmişle hesaplaşmanın, geleceğe çağrının sesidir. Halk artık seyirci olmak istemiyor; kendi kaderinin öznesi olmak istiyor. Çünkü çok iyi biliyor: Barış yalnızca bir masa başı anlaşması değildir. Barış, çocuğun okula aç gitmediği, işçinin alın terinin karşılığını aldığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir düzenin adıdır.

Miting bir gün sürdü. Ama o günün yankısı hâlâ Batman sokaklarında dolaşıyor. Kahvelerde, pazarlarda, okullarda, tarlalarda… İnsanlar konuşuyor, tartışıyor, umut ediyor. Belki yorgun bir umut bu, ama hâlâ yaşayan bir umut. Çünkü Batman hâlâ sabırlı, hâlâ dirençli.

Ve şimdi tarih yeniden o kadim soruyu fısıldıyor: “Barış, bu topraklara bir gün gerçekten uğrayacak mı?”

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER