Değerli okurlarım, kıymetli Batman halkı…
2025-2026 eğitim-öğretim yılı başladı. Protokoller yapıldı, devlet erkânı kürsüde nutuklar attı, açılış törenleri ışıl ışıl geçti. Kâğıt üzerinde her şey dört dörtlük görünüyor. Ama perdeyi araladığımızda görünen manzara kanayan bir yara gibi karşımıza çıkıyor.
Çünkü Batman’ın gerçek tablosu, törenlerin ışıltısından çok uzak… 📌 Gerçekler acı, çok acı!
Batman, Türkiye’nin en genç nüfusa sahip illerinden biri. Çocuk cıvıltılarının sardığı bu şehirde, o seslerin ardında derin bir feryat gizli. Çocukların sırtındaki yük, sadece çantaları değil; petrol kulelerinden bile ağır!
Bugün bir öğrenciyi okula başlatmanın maliyeti en az 2.500 TL. Ortalama dört çocuklu Batmanlı aileler için bu yük, sırtlanması imkânsız bir çarmıha dönüşüyor. Daha yolun başında çocuklarımız, adaletsizliğin dikenli tellerine takılıyor.
⚠️ Eğitimde uçurum büyüyor! Öğretmen açığı hâlâ kapatılmadı. Branş öğretmeni yokluğu, nice öğrencinin hayalini yarıda bırakıyor. 40-50 kişilik sınıflarda nefes alamayan çocukların çığlığı göğe yükseliyor.
Ama bana göre en ağır yara, en büyük utanç; kendilerini “hayırsever” diye pazarlayan bazı iş insanları ve siyasilerin, reklam kokan hareketlerle rastgele doldurdukları çantaları çocukların eline tutuşturmalarıdır!
Evet, belki niyet “iyilik” diye süsleniyor ama hakikat çok başka! O çanta, o defter, o kalem… çocuğun sırtına asıldığı an fakirliğin, yoksulluğun kara damgasına dönüşüyor!
Çünkü o çanta haykırıyor: 👉 “Sen yoksulsun! Senin alamadığını ben verdim!” Peki sonuç ne oluyor? O küçücük yürek, o masum gözler… Arkadaşlarının arasında başını öne eğiyor, içten içe eziliyor, onuru kırılıyor. Daha yolun başında çocuklarımıza, “Sen eksiksin!” mesajı veriliyor. Oysa çocuk için en kutsal şey, kaleminden önce defterinden önce, onurudur!
💡 Peki çözüm mü? O şatafatlı gösterilerden, reklam tabelalarından, kameralardan uzak durun! O çantaya, o deftere, o kaleme harcanan parayı alın; aileye verin! Okullar açılmadan bir hafta önce, sessizce, incitmeden ulaştırın. Çocuk kendi kalemini kendi alsın; istediği defteri kendi seçsin. Çocuk, “Ben de istedim, ben de aldım” diyebilsin.
Çünkü mesele sadece bir defter meselesi değildir! Mesele, çocuğun kendi özgürlüğünü yaşaması, kendi kimliğini korumasıdır. Bugün Batman’ın sokaklarında dağıtılan o çantalar, aslında birer yoksulluk teşhiridir. Biz yardım etmiyoruz, çocuklarımızı sahneye çıkarıp gururlarını kırıyoruz! Onların en kıymetli hazinesi olan onurlarını çiğniyoruz!
📞 Her gün telefonlarımız çalıyor:
“Hocam, çocuğa burs lazım… Hocam, destek lazım…” Bu cümleler her gün kulaklarımızda çınlıyor. Emin olun, bu çağrılar öğretmenleri, velileri, vicdanı olan herkesi derinden yaralıyor. Bir şehrin evlatları böyle çığlık atıyorsa, o şehir geleceğini kaybediyor demektir!
❗ Batman halkına sesleniyorum!Bu tabloyu görmezden gelmek, Batman’ın geleceğini çöpe atmaktır. Çünkü bu çocuklar sadece öğrenciler değil, yarının doktorları, mühendisleri, öğretmenleri, sanatçılarıdır. Çocuğun kalemi kırılırsa, bu şehrin de kaderi kırılır!
Batman, petrolüyle anılıyor ama unutmayın: Asıl servetimiz çocuklarımızdır. O çocukların gözlerindeki ışığı söndürürseniz, geriye sadece karanlık kalır.
🖊️ Gelin, Batman’ın eğitimine sahip çıkalım. Gösteriş için değil, gerçekten ihtiyaç için el uzatalım. Çocukların gururunu zedelemeden, ailelerin yükünü hafifletelim.
Unutmayalım: Bir çocuğun karnını aç bırakmak kötüdür ama bir çocuğun onurunu aç bırakmak, ona verilebilecek en büyük kötülüktür!

YORUMLAR