Bugün itibarıyla ara tatile girdik. Çocuklar için bu tatil; biraz yavaşlamak, biraz nefes almak, biraz da çocuk olmak demek. Veliler içinse çoğu zaman bir kontrol listesi anlamına geliyor: Konu eksiği var mı, test çözüldü mü, kitap okundu mu?
Sorular haklı, niyet güzel… Ama bazen yönü kaçırıyoruz.
Biraz geriye gidelim.
Bugünün velileri, çocukluğunu planla programla değil; sokakla, oyunla, arkadaşlıkla yaşamış bir nesil. Okuldan çıkınca eve girilmeyen, topu koltuğun altına sıkıştırıp mahalleye koşulan günler vardı. Taşlardan kale yapılırdı, mendil kapmaca oynanırdı, seksek çizgileri kaldırımda aylarca silinmezdi. Kimse “Bugün verimli oynadın mı?” demezdi ama hepimiz hayata hazırlanırdık.
O günlerin çocukları şimdi anne baba.
Ama ne gariptir ki; kendi yaşadıkları çocukluğu, bugünün çocukları için artık bir ihtiyaç olarak görmüyorlar. Oyun gereksiz, sokak riskli, boş zaman tehlikeli sayılıyor. Çocuk sürekli meşgul olmalı, mutlaka dersle temas hâlinde kalmalı düşüncesi hâkim.
Oysa şunu açıkça söylemek gerekiyor:
Derslerin telafisi olur.
Bir konu yeniden anlatılır, bir eksik kapatılır, bir sınav tekrar edilir.
Ama çocukluğunu yaşamanın telafisi olmaz.
Oynanmayan oyun geri gelmez.
Ertelenen kahkaha bir daha aynı yerden yakalanmaz.
Çocukken doya doya yaşanmayan şeyler, yetişkinlikte eksik kalır.
Ara tatil, çocukların eksiklerini tamamlama zamanı olduğu kadar; ruhsal olarak toparlanma zamanıdır. Sürekli ders çalışan çocuk daha disiplinli olmaz; daha çabuk tükenen olur. Hiç boşluk tanınmayan çocuk, öğrenmeye karşı isteğini kaybeder. Çünkü zihin de kalp gibi dinlenmek ister.
Velilere küçük ama çok kıymetli bir hatırlatma:
Bu tatilde çocuğunuzdan biraz daha fazla test değil, biraz daha fazla çocukluk isteyin. Bırakın sokağa çıksın, oynasın, sıkılsın, gülsün. Sıkılmak bile bir beceridir; hayal gücünü besler. Oyun ise çocuğun en doğal öğrenme alanıdır.
Unutmayalım;
Çocuk mutluysa öğrenir.
Çocuk rahatladıysa gelişir.
Çocuk çocuk olabildiyse, okul zaten yoluna girer.
Ara tatil vesilesiyle belki de en doğru ödev şudur:
Bir adım geri çekilmek, biraz geçmişi hatırlamak ve çocuklarımızı; bizim bir zamanlar özgürce koştuğumuz o alanlara, oyunun ve neşenin içine bırakmak.
Çünkü çocukluk bir kez yaşanır.
Ve kaçırılan çocukluk, hiçbir zaman tekrar edilmez.
Sağlıcakla kalın…

YORUMLAR