Batman Barosu, yeni bir adli dönemin başlangıcı münasebetiyle basın açıklaması yaparak gündeme ve, hak hukuk, adalet ve demokrasi vurgusunda bulanarak, daha çok hak hukuk ve özgürlük çağrısında bulundu.
Batman Barosu tarafından düzenlenen basın açıklamasını Baro Başkanı Abdülhamit ÇAKAN yaptı. İşte, bir birinden önemli konu başlıkları…
Bugün yeni bir adli dönemin başlangıcını yapıyoruz. Yeni adli yılın başlangıcında, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın temsilcileri olarak; mesleğimizin onurunu, hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerini ve adil yargılanma hakkının yaşamsal önemini, toplumun ortak vicdanına katkı sunmak amacıyla bir kez daha kamuoyuna hatırlatma sorumluluğundayız. Çünkü yargının üç kurucu unsuru olan iddia, savunma ve yargılama makamları olarak hepimizin ortak amacı olan adalet, yalnızca yargının değil, aynı zamanda toplumun da ortak vicdanıdır.
Bilinmelidir ki hukuk devleti, ancak bağımsız bir yargı ve özgür bir savunma makamıyla var olabilir. Geride bıraktığımız adli yıl, hukuk devleti ilkesi yönüyle yargı bağımsızlığının zedelendiği, savunmanın sistematik biçimde baskı altına alınmaya çalışıldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere ulusal ve uluslararası hukukta mutlak şekilde yargı yetkisi kabul edilmiş mahkemelerin insan hakları ihlallerine dair kararlarının uygulanmadığı ve keyfi tutuklama pratikleri ile yurttaşların kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ortadan kaldırıldığı bir dönem bırakmıştır.
Tutuklama tedbiri bir ceza aracına dönüştürülmüş; yalnızca avukatlar değil, gazeteciler, seçilmiş belediye başkanları başta olmak üzere birçok yurttaş gözaltına alınıp tutuklanarak keyfî uygulamaların hedefi hâline getirilmiştir.
Geride bıraktığımız adli yılda yine Bölgemizden başlayarak Türkiye’nin farklı yerlerinde seçilmiş belediye başkanları önce yargı kıskacına alınmış, ardından keyfi tutuklama işlemleriyle görevden uzaklaştırılarak, yerlerine doğrudan merkeze bağlı yönetsel bir tasarruf olan kayyım uygulamasına devam edilmiştir. Bu durum yalnızca bireylerin özgürlüğünü değil, doğrudan toplumsal barışı ve hukuk devletinin temelini tehdit etmektedir.
İstanbul Barosu başta olmak üzere Baroların bağımsızlığına yönelik yargı müdahaleleri de yalnızca yönetimsel bir tasarruf değil, doğrudan hukukun üstünlüğüne yöneltilmiş ağır bir saldırıdır. Baroların Avukatlık Yasası’nın 76’ncı maddesi bağlamında “insan haklarını koruma ve kollama” sorumlulukları kapsamında icra ettikleri söz ve eylemler sebebiyle hedef alınmaları ve yönetimlerine müdahale edilmesi, demokratik bir toplumda kabul edilemez.
Yakın geçmişte öngörüsüzce açılan hukuk fakülteleri, mesleğin niteliğini ve geleceğini tehdit etmeye devam etmektedir. Her yıl on binlerce kişinin hukuk fakültelerinden mezun edilmesi, meslektaşlarımızı ağır bir ekonomik koşul ile karşı karşıya bırakmıştır. Bu durum avukatların ekonomik güvence başta olmak üzere, mesleki güvenceden de yoksun bırakılmalarına sebebiyet vermiş, adil yargılanma hakkını ortadan kaldırarak savunmayı işlevsiz hale getirmiştir. Son yıllarda devlet üniversitelerinin kontenjanlarının azaltılması olumlu bir adım olsa da yeterli değildir; vakıf üniversitelerinin kontenjanlarının da aynı şekilde azaltılması, başarı sırasının yükseltilmesi ve hukuk eğitiminin niteliğini artıracak adımların atılması zorunludur.
Önemle hatırlatmak isteriz ki, bağımsız yargının ve güçlü bir savunmanın teminatı ekonomik ve mesleki açıdan güvence altındaki avukatlardır.
Bizler, bağımsız savunmayı, meslek örgütlerimizin özerkliğini ve hukukun üstünlüğünü koruma kararlılığımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.
Yeni adli yıl, yalnızca yargının kurucu unsurları olan avukat, hakim ve savcıların değil, bütün yurttaşların adalet mücadelesinin yılı olmalıdır.
Bu düşüncelerle yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu, seçme ve seçilme hakkına açık bir saldırı olarak gördüğümüz kayyım uygulamasının ortadan kaldırılarak, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine döndüğü, siyasi saiklerle tutuklu bulunan belediye başkanları ve siyasetçilerin serbest bırakıldığı, yurttaşın adalete erişimi yönüyle meslektaşlarımızın çalışma alanlarının genişletildiği, müdafi ve adli yardım ödeneklerinin meslek onuruna yaraşır surette düzenlendiği ve tüm toplumun adalete olan güveninin yeniden yeşermeye başladığı ve en önemlisi ülkemizde adil bir sosyal barışın kalıcı hale geldiği bir yıl olmasını diliyoruz.
Saygılarımızla.
BATMAN BAROSU YÖNETİM KURULU
