Batman’ı konuşmak kolaydır. Herkesin söyleyecek bir sözü, eleştirecek bir ismi, övecek bir makamı vardır. Ama artık daha önemli bir soruyu sormanın zamanı geldi:
Biz Batman’a ne kadar sahibiz?
Çünkü Batman’ın meselesi yalnızca işsizlik, ekonomi, eğitim, uyuşturucu, altyapı veya yatırım değildir. Asıl meselemiz, ortak sorunlarımız karşısında ortak bir ses ve ortak bir vicdan oluşturamamamızdır.
Bir mahallede sorun yaşanıyor, yalnızca o mahallenin insanı ses çıkarıyor. Bir genç hayatını kaybediyor, birkaç gün konuşuluyor, sonra unutuluyor. Bir esnaf kepenk kapatıyor, nedenini sormuyoruz. Bir genç geleceğini başka şehirlerde arıyor, arkasından sadece bakıyoruz.
Oysa o genç Batman’ın evladıdır. O annenin gözyaşı hepimizin acısıdır. O esnaf Batman’ın ekonomisidir. O çocuğun geleceği hepimizin geleceğidir.
Artık “beni ilgilendirmez” diyemeyiz.
Bir şeyi de açıkça söyleyelim:
Birilerini yüceltmeyi bırakalım.
Hizmeti takdir edelim ama hiçbir şahsı Batman’ın önüne koymayalım. Bir kişinin başarısını bütün Batman’ın başarısı gibi göstermeyelim.
Kimse Batman’dan büyük değildir.
Ne makam, ne koltuk, ne para, ne siyasi güç…
Kim hizmet ediyorsa alkışlayalım; kim yanlış yapıyorsa makamına bakmadan soralım. Çünkü Batman’ın hakkı, herhangi bir şahsın hatırından daha değerlidir.
Yıllardır “Batman için ne yapılıyor?” diye soruyoruz.
Bir kez de kendimize soralım:
“Ben Batman için ne yapıyorum?”
Çünkü bir şehri sadece yöneticiler değil, o şehirde yaşayan insanlar da büyütür.
Bizim siyasi görüşümüz farklı olabilir, mahallemiz farklı olabilir, düşüncemiz farklı olabilir. Ama hepimizin ortak bir değeri var:
Batman.
Bu yüzden şahısların etrafında değil, Batman’ın etrafında birleşelim.
Ben Batman’ı eleştiriyorsam, bu şehri kötülemek için değil;
Batman daha iyisini hak ettiği için yazıyorum.
Gençlerimiz umutlarını başka şehirlerde aramasın diye…
Çocuklarımız daha güvenli bir geleceğe büyüsün diye…
Anneler evlatları için korkmasın diye…
Esnafımız alın terinin karşılığını alabilsin diye yazıyorum.
Çünkü Batman’ın acısı birkaç kişinin, geleceği birkaç makam sahibinin meselesi değildir. Batman hepimizin meselesidir.
Bir Batmanlı düştüğünde elinden tutalım.
Bir aile zor durumda kaldığında sırtımızı dönmeyelim.
Bir genç umudunu kaybettiğinde “bana ne” demeyelim.
Çünkü bugün başkasının kapısındaki sorun, yarın bizim kapımızı çalabilir.
Artık birbirimizi küçültmeyelim, Batman’ı büyütelim.
Birbirimizin sesini kısmayalım, Batman’ın sesini yükseltelim.
Makamlar değişir, isimler unutulur, koltuklar el değiştirir.
Ama Batman kalır.
Yarın çocuklarımız bize, “Batman için ne yaptınız?” diye sorduğunda başımız dik cevap verebilmeliyiz:
“Biz susturulmadık. Birbirimizi yalnız bırakmadık. Doğrunun yanında, yanlışın karşısında durduk ve Batman’a sahip çıktık.”
Çünkü şehirler yalnızca asfaltla, betonla büyümez.
Şehirler vicdanla, adaletle ve dayanışmayla büyür.
Benim çağrım bütün Batman’adır:
Gelin şahısların değil, Batman’ın yanında duralım.
Gelin farklılıklarımızı kavga sebebi değil, zenginliğimiz kabul edelim.
Gelin Batman’ın geleceğini birkaç kişinin değil, hepimizin ortak davası yapalım.
Çünkü Batman bizim evimizdir.
Ve evimizin eksiklerini söylemek ayıp değildir.
Asıl ayıp, eksikleri görüp hiçbir şey yapmadan susmaktır.
Artık Batman’ı sadece konuşma zamanı değil;
Batman için ayağa kalkma, birbirimize sahip çıkma ve bu şehri birlikte geleceğe taşıma zamanıdır.
Batman hepimizin.
Batman hepimizindir.

YORUMLAR