Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Öztekin YILMAZ
Öztekin YILMAZ

ÖZTEKİN YILMAZ – BATMAN HER YAZ EVLATLARINI SUYA MI UĞURLAYACAK?

Kader Demeden Önce Vicdanımızı Dinleyelim…

Değerli okurlarım, kıymetli Batman halkı…

Sanırım bu satırları 2026 yılı içerisinde üçüncü kez yazıyorum. Keşke kalemim yine bir başarı hikâyesini anlatsaydı. Keşke bu şehir, toprağa verdiği evlatlarıyla değil; yetiştirdiği değerlerle gündeme gelseydi.

Ama ne yazık ki yine bir annenin feryadı yükseldi Batman semalarına…

Yine bir baba, evladının tabutuna omuz verdi…

Yine bir kardeş, “Biraz önce yanımdaydı…” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Ve yine sıcak bir yaz günü, serinlemek isteyen bir genç, serin sulara değil; ebediyete yürüdü.

Batman…

Dicle’nin bereketini hisseden, Mezopotamya’nın bağrında yükselen kadim şehir…

Yazın kavurucu sıcağı burada yalnızca toprağı değil, insanın nefesini de yakıyor. Güneş gölgeleri bile eritiyor. Gençler bir damla serinlik ararken, Batman Çayı’nın ve sulama kanallarının sessiz ama acımasız akıntılarına teslim oluyor.

Oysa bu sular masum görünse de yıllardır nice ocağı söndürdü.

Bu şehir artık hangi kıyının ölüm kıyısı olduğunu ezbere biliyor.

Buna rağmen aynı acıları yaşamaya devam ediyoruz.

Sonra da tek bir cümleyle vicdanımızı susturmaya çalışıyoruz:

“Kader…”

Evet…

Ömür Allah’ın takdiridir.

Doğum da ölüm de O’nun emridir.

Fakat Rabbimiz, insanı akıl ve irade sahibi olarak yaratmıştır.

İslam, sadece tevekkülü değil, tedbiri de emreder.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem);

“Önce deveni bağla, sonra Allah’a tevekkül et.” buyurarak, ihmalin hiçbir zaman tevekkül olmadığını bizlere öğretmiştir.

Bir başka hadis-i şerifte ise;

“Ne kendinize zarar verin ne de başkasına zarar verin.” buyurulmuştur.

Bile bile tehlikeye yürümek…

Akıntısı bilinen sulara girmek…

Sonra da buna kader demek…

İşte burada durup kendimizi sorgulamamız gerekiyor.

Sevgili anne ve babalar…

Evlatlarımız bize Allah’ın emanetidir.

Onları yalnızca büyütmek değil, korumak da bizim vazifemizdir.

Bir anlık ihmalin, bir ömür sürecek pişmanlığa dönüşmesine izin vermeyelim.

Sevgili genç kardeşlerim…

Cesaret, ölümle yarışmak değildir.

Gerçek cesaret; arkadaş baskısına “Hayır” diyebilmek, tehlikeyi gördüğünde geri dönebilmektir.

Unutmayın…

Sizi evde bekleyen annenizin duası, babanızın umudu, kardeşinizin sevgisi; birkaç dakikalık serinlikten çok daha değerlidir.

Ve elbette…

Yetkililere de büyük sorumluluk düşüyor.

Yıllardır aynı noktalarda aynı acılar yaşanıyorsa artık sadece uyarı levhaları yetmez.

Tehlikeli alanlar daha sıkı korunmalı, denetimler artırılmalı, güvenli yüzme alanları oluşturulmalı, özellikle yaz aylarında riskli bölgelerde sürekli tedbir alınmalıdır.

Çünkü önlenebilecek her ölüm, alınmayan her tedbirin de vicdani yüküdür.

Bugün toprağa verdiğimiz sadece bir genç değildir.

Bir annenin duasıdır…

Bir babanın yarım kalan hayalidir…

Bir kardeşin omzunu yaslayacağı dağdır…

Belki bir öğretmen, bir doktor, bir mühendis, bir işçi, bir sanatçı…

Belki de bu şehrin geleceğidir.

Gelin, artık bu acıları sıradanlaştırmayalım.

Her cenazeden sonra birkaç gün üzülüp sonra unutmayalım.

Evlerimizde çocuklarımızla konuşalım.

Onları uyaralım.

Birbirimizi uyaralım.

Çünkü bazen söylenen tek bir cümle, tutulan tek bir el, yapılan tek bir uyarı; bir ömrü kurtarabilir.

Dua edelim…

Tedbir alalım…

Sorumluluk alalım…

Çünkü tedbir kuldan, takdir Allah’tandır.

Ve unutmayalım…

Bir şehrin gerçek zenginliği petrol kuyuları değil; yaşatabildiği evlatlarıdır.

Allah, hiçbir anneye evlat acısı yaşatmasın…

Batman’ın yaz mevsimi artık ağıtlarla değil; çocukların neşesiyle, gençlerin umutlarıyla ve hayatın güzellikleriyle anılsın.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Marka Flower Çiçekçi