Kimin ruhu Allah’ın yolundaysa, fizik vücudu Allah’ın yolundaysa, nefsi Allah’ın yolundaysa, iradesi Allah’ın yolundaysa dördü de kendi Sıratı Mustakîmler’i üzerindeyse o kişi infâk ettiği taktirde, malında büyük artış olur. Kim de tersini yaparsa faiz yerse o kişinin malında bereket kalmaz.
Böyle bir dizaynda herkes için söz konusu olan şey faiz almamaya çalışmaktır. Azalan banka faizleri sebebiyle bu faizler eğer enflasyonun altında kalıyorsa kişinin bankadan faiz alması söz konusu değildir. Ama banka faizleri enflasyonun üzerindeyse o zaman faiz alınıyor demektir. Kişi aldığı parada faiz oluşmamasına dikkat etmelidir.
2/BAKARA-278: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olun. Eğer (gerçek) müminlerseniz, riba dan (faizden) arta kalan şeyi (faizin bakiyesini) bırakın (bakiyeyi almayın).
Faiz almak da Rüşvet yemek de hem nefsine hem de insanlara zulümdür. 2/BAKARA-188: Ve birbirinizin mallarınızı aranızda bâtıl ile (haksızlıkla) yemeyin. Ve insanların mallarından bir kısmını, bildiğiniz halde günahla yemeniz için, onu hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.
Başkalarının malına haksız yere el koymak, Allahû Teâlâ’nın katında suç işlemektir, bir günahtır (derecat kaybettiren bir unsurdur). Davada haklı çıkmak için hâkime rüşvet teklif etmek ve rüşvet vermek ikinci bir günahtır. Bunu yapan insanlar cehennemin imzasını atmaktadırlar. 2/BAKARA-174: Muhakkak ki onlar, Allah’ın indirdiği Kitap’tan bir şeyleri gizlerler ve onu az bir bedelle satarlar. İşte onların yedikleri (bu rüşvet), karınlarında ateşten başka bir şey olmaz. Ve kıyamet günü Allah, onlarla konuşmayacak ve onları tezkiye de etmeyecek (temize de çıkarılmayacaklar). Ve onlar için elim bir azap vardır.
Kişiler kazandıkları her şeyi Allah’ın ayetlerini gizlemekle kaybederler. Cehenneme gitme standardı kaybedilen derecelerin kazandıkları derecelerden fazla olmasıdır. Onlar hüsranda olanlardır, amelleri hüsrana uğratılmışlardır. Bu öyle bir hasardır ki, bütün binayı yıkar, kazanılan derecelerin hepsini sıfırlar. Elde kalanlar ise başkalarının yaptığı zulüm sebebiyle kazanılan derecelerdir. Eğer bu kişiler, Allah’ın hidayetini ve ayetlerini (ölmeden evvel Allah’a mülâki olmasını) örtmekten başka Allah’ın Resulleriyle ve kitaplarıyla alay ediyorlarsa Allah onların derecelerini yok eder, mizan tutmaz. Onların ne kendi ne de başkalarının zulmü sebebiyle kazandıkları dereceler kalır. Amelleri boşa gider.
Bu insanlar başkalarına Allah’ın söylediklerini değil de özellikle Allah’ın söylediklerini yok edecek şeyleri öğretirler. Allah’ın ilmini gizlerler. Allah neyi emretmişse,14 asırda, onun tersini kabul etmişlerdir.ve kabul ettikleri şey insanları asla kurtuluşa ulaştıramayacak zavallı bir dizayn içerisindedir. İnsanlar 5 şartı yaptıkları zaman cennete gideceklerini düşünürler. Ne kendilerinin ne de onlara bu ilmi öğretenlerin hiçbirinin kurtuluşu mümkündür.
Bu insanlar yaptıkları Kur’an tefsirlerinden az bir bedel kazanırlar. Ama o yedikleri şey sadece midelerinde ateş olur. Neyin karşılığında ne satın almaktalar? Bu insanlar, sadece kendi günahlarını değil, başka insanların da günahlarını yüklenmek sebebiyle omuzlarına vebal almışlardır. 30/RÛM-39: Ve insanların mallarında artış olsun diye faizden (faiz olarak) verdiğiniz şey (Allah’a ulaşmayı dilemeden yaptığınız zikir), o taktirde Allah’ın katında artmaz (nefsinizin kalbindeki nurları oluşturmaz ve arttırmaz). Allah’ın veçhini (Allah’a ulaşmayı) dileyerek verdiğiniz zekât (yaptığınız (zikir) ler); işte böylece kat kat (nefsinizin kalbindeki nurları) artıranlar onlardır. Allah razı olsun.
