Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Öztekin YILMAZ

ÖZTEKİN YILMAZ – RAMAZAN AYI KAPIDA; SOFRALAR HAZIR, PEKİ VİCDANLAR DA HAZIR MI?

Bereket ayı kapıda…
Ama bereket sadece sofraya mı inecek, yoksa vicdanlara da uğrayacak mı?

Ramazan geliyor.
Dillerde “rahmet”, ekranlarda “iftar programı”, vitrinlerde “Ramazan kampanyası”…
Her yerde bir hazırlık, her yerde bir telaş.

Fakat ben başka bir telaş görüyorum:
Vicdanını susturup, sofrayla rahatlama telaşı.

Oruç; aç kalma gösterisi değildir.
Oruç; nefsin reklamı hiç değildir.
Oruç, Allah ile kul arasında en mahrem ibadettir. Sessizdir. Gösteriş sevmez. Kamera sevmez. Alkış sevmez.

Ama ne yazık ki biz;
Gün boyu harama bulaşıp,
Kul hakkını çiğneyip,
İşçisinin maaşını geciktirip,
Sigortasını eksik yatırıp,
Teraziyi gramla oynatıp,
Sonra akşam ezanında en önde yer kaparak vicdanını akladığını zanneden bir anlayışa sürüklendik.

Oruç, gün boyu yalan söyleyip akşam hurmayla arınmak değildir.
Oruç, insanları ezip ezip sonra iftar sofrasında dua fotoğrafı paylaşmak değildir.
Oruç, faizle büyüyen kazancı hurmayla temizlemek değildir.

Allah aç kalmamıza muhtaç değil.
Allah bizim susuzluğumuza ihtiyaç duymuyor.
Allah’ın istediği; adalet, merhamet, kul hakkına titremektir.

Bir düşünün…

Gündüz işçisine “bekle” deyip,
Akşam iftar çadırında “buyur kardeşim” demek hangi inançtır?

Sabah fiyat artırıp,
Akşam “Ramazan bereketi” demek hangi samimiyettir?

Ramazan; kirli kazancı aklama ayı değildir.
Ramazan; sosyal statü gösterisi değildir.
Ramazan; kalbin çırılçıplak Allah’ın huzuruna çıktığı aydır.

Bir insan gün boyu aç kalabilir.
Ama kalbi taş gibi ise o açlık neyi değiştirir?

Bir insan sahurda kalkabilir.
Ama adalet terazisi bozuksa o sahur kimi diriltir?

Merhametsizliğin olduğu yerde oruç sadece açlıktır.
Vicdansızlığın olduğu yerde iftar sadece yemektir.
Kul hakkının olduğu yerde dua sadece sestir.

Ramazan; midenin değil, karakterin imtihanıdır.
Ramazan; sofranın değil, ahlakın büyüdüğü aydır.
Ramazan; gösterişli masaların değil, titreyen kalplerin ayıdır.

Eğer bir insan;
Her türlü pisliği yapıp,
Her türlü haksızlığı görmezden gelip,
Her türlü zulmü sıradanlaştırıp,
Sonra da bir iftar sofrasında rahatlıyorsa…

Orada ibadet değil, psikolojik rahatlama vardır.
Orada teslimiyet değil, kendini kandırma vardır.

Bu sözler sert gelebilir.
Ama Ramazan zaten sert bir aydır.
Nefse serttir.
Hırsa serttir.
Zulme serttir.

Ramazan; maskeleri düşürür.
Gerçek yüzü ortaya çıkarır.

Çünkü Allah; sofranın zenginliğine değil, kalbin temizliğine bakar.
Ezanın yüksekliğine değil, vicdanın yüksekliğine bakar.
Ne kadar aç kaldığına değil, kime haksızlık yapmadığına bakar.

Bereket ayı kapıda…

Sofralar hazır olabilir.
Ama kalpler hazır mı?

Yoksa bu yıl da aç kalıp,
Hiç değişmeden mi bayrama ulaşacağız?

YORUMLAR

Bir adet yorum var

  1. Yazdıklarınızdaki dürüstlük ne kadar harika… Bölgemizdeki insanların çektiği acıların tam kalbinde yer alıyor bu… Sadece ritüellerden, formalitelerden ve görünüşlerden ibaret bir din bu… Keşke dinin özüne ve kökenine dönebilsek… İnsanlar arasında merhamete, dayanışmaya ve sevgiye geri dönmek ne kadar güzel olurdu… İslam, merhamet dinidir, hakikat, sevgi ve özveri dinidir… Kısacası, özellikle Ramazan ayında, ahlaktan başka bir şey değildir… İnsan olarak bize fayda sağlayan şey iyi karakter ve nazik davranıştır ve Allah’ın bize emrettiği de tam olarak budur… Duyarlı yazara, insan vicdanına sahip olana teşekkür ederim… Umarım gelecek Ramazan hepimiz için bir bereket olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER