Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İHD: İKTİDAR DARBE SÜRECİNİ FIRSATA DÖNÜŞTÜRMÜŞTÜR!

İHD’den KHK ve Kayyum Mağduriyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalar…

İHD'den KHK ve Kayyum

İHD’den KHK ve Kayyum Mağduriyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalar…

İHD Batman Şubesi, 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında KHK’ler ve kayyum uygulamalarıyla işlerinden edilen emekçilerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması yaptı.

Yılmaz Güney Sergi Alanı’nda gerçekleştirilen açıklamada, işten çıkarılan emekçilerin anayasal haklarının ihlal edildiği belirtilerek, adalet ve işe iade taleplerinin sürdüğü vurgulandı. Açıklamada, hukuksuz uygulamalara son verilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi çağrısı yapıldı.

Basın açıklamasını okuyan İHD yöneticisi Ali Karadoğan,” Türkiye Cumhuriyeti’nin yaklaşık 100 yıllık tarihi; darbeler, muhtıralar, sıkıyönetim ve olağanüstü hâl uygulamalarıyla şekillenmiş, demokratik değerlerin sürekli olarak askıya alındığı bir süreç olarak karşımızda durmaktadır.

Bu darbe ve muhtıra dönemleri; toplumsal yaşamda siyasal, ekonomik ve kültürel alanlarda derin ve kalıcı yaralar açmıştır. On binlerce insan gözaltına alınmış, tutuklanmış, işkenceye maruz bırakılmış, idam edilmiş ya da ülkesini terk etmek zorunda kalarak sürgün hayatına mahkûm edilmiştir.

1980 askeri darbesinin yaraları henüz sarılamamışken ve toplumun yeni demokratik bir anayasa beklediği bir dönemde 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimiyle Türkiye bir kez daha ağır bir toplumsal travma yaşamıştır.
Siyasal iktidar, 15 Temmuz darbe girişimini gerekçe göstererek yeni bir toplum mühendisliği sürecine yönelmiş; muhalif tüm toplumsal kesimleri yeniden dizayn etmeyi, iktidarının bekasını sağlamayı amaçlamıştır. Bu süreçte binlerce gözaltı ve tutuklama yoluyla toplumda yaygın bir korku iklimi yaratılmıştır.

Darbe girişimi sonrasında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile siyasal iktidarını tahkim etmeyi hedefleyen iktidar, muhalif olduğu düşünülen tüm kesimleri hedef almıştır. Bu KHK’lerle, kamusal alanda görev yapan kamu emekçileri bir gecede yayımlanan listelerle ihraç edilmiş, kamu görevlerinden uzaklaştırılmıştır. OHAL Komisyonu ve yargı başvuruları incelendiğinde yaklaşık 130 bin kamu görevlisinin KHK’ler yoluyla görevlerinden ihraç edildiği görülmektedir.

Darbe girişimi sonrası oluşan ortamdan faydalanan iktidar, herhangi bir somut gerekçe göstermeksizin muhalif kesimlere yönelmiş, darbe sürecini bir fırsata dönüştürmüştür. Bu kapsamda KHK’lerle 4.529 KESK üyesi kamu emekçisi ihraç edilmiş; HDP (DEM Parti) belediyelerinin neredeyse tamamına kayyım atanmış, yalnızca halkın iradesi gasp edilmekle kalınmamış, aynı zamanda bu belediyelerde çalışan on binlerce emekçi de işlerinden edilmiştir.

Aradan 9 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen; 2 binin üzerinde KESK üyesi emekçi, barışı savundukları için ihraç edilen Barış Akademisyenleri ve kayyım uygulamaları sonucunda işten çıkarılan belediye emekçileri, halen mahkeme kararlarına rağmen görevlerine iade edilmeyi beklemektedir.

Haksız ve hukuksuz biçimde işlerinden edilen emekçiler, herhangi bir idari soruşturmaya tabi tutulmaksızın siyasal iktidar tarafından suçlu ilan edilmiş; sosyal, hukuki ve ekonomik açıdan ağır mağduriyetlere maruz bırakılmıştır.
Bu kişiler yalnızca kamu görevlerinden değil, özel sektörde çalışma olanaklarından da fiilen mahrum bırakılmış; pasaportlarına el konularak çalışma ve seyahat özgürlükleri kısıtlanmıştır. Uzun yıllar süren OHAL Komisyonu ve yargı süreçleriyle hukuki hakları sistematik biçimde gasp edilmiştir.

Mahkeme kararlarıyla haklılığı tescil edilmesine rağmen işe iadeler keyfi biçimde engellenmiş; İade kararları hukuki hiçbir dayanağı olmaksızın, talimatlarla hareket ederek iadeleri durdurmuştur.

2016 yılından bu yana kayyım rejimiyle, on binlerce belediye emekçisi KHK’lerle ya da 674 sayılı KHK kapsamında kayyım atanmasıyla birlikte işten çıkarılmıştır.

Daha önce de defalarca ifade ettiğimiz üzere; kayyım uygulamaları yalnızca halkın seçme ve seçilme hakkına yönelik bir darbe değil, aynı zamanda belediyelerde çalışan emekçilere yönelik açık bir haksızlık ve hukuksuzluktur. “Seçimle gelen seçimle gider” söylemini boşa düşüren bu uygulamalar, demokratik hukuk devleti ilkesini açıkça ihlal etmektedir.

Seçilmiş belediye başkanlarının yerine atanan kamu görevlileri, iktidardan aldıkları güçle yüzlerce emekçiyi işten çıkarmış; görevde kalan emekçilere ise liyakatsiz yöneticiler eliyle mobbing ve psikolojik şiddet uygulamış, hak arayan personeli işten atmakla tehdit etmiştir.
İlk kayyım uygulamalarının hayata geçirildiği Batman’da, büyük çoğunluğu kadın olan yüzlerce işçi işten çıkarılmış; işten çıkarılamayan emekçiler ise özellikle kadın emekçiler ağır ve zorlayıcı işlerde çalıştırılarak, görev yerleri keyfi biçimde değiştirilerek mobbinge maruz bırakılmıştır.

2016 yılından itibaren halkın seçme ve seçilme hakkı ile göreve başlayan belediye başkanları ve seçilmişler, tekrar kayyım atamalarıyla gasp edilmiş; adeta bir intikam duygusuyla, ikinci ve üçüncü kez işten çıkarılan emekçiler olmuştur.
Tüm güvenlik soruşturmaları ve yasal prosedürler tamamlanarak işe alınmış emekçiler dahi, her kayyım değişikliğinde işten çıkarılmış; kayyım tarafından, yürürlükteki yasalar dahi hiçe sayılarak emekçilerin hakları gasp edilmiştir.
Bizler insan hakları savunucuları olarak, haksız biçimde işlerinden edilen ve mücadelelerinden vazgeçmeyen emekçilerin haklarını savunmaya devam edeceğiz.

Türkiye’de başlayan diyalog süreci ve bu sürecin bir barış sürecine evirilme çabası ve umudu toplumda büyük bir heyecan yaratmıştır. KHK’lerle ihraç edilen emekçilerin görevlerine iade edilmesi, hükümetin bu sürece yaklaşımındaki samimiyetinin en önemli göstergelerinden biri olacaktır.

Bir yandan Kürt sorununun çözümüne dair girişimlerde bulunulurken, diğer yandan aynı gerekçelerle ihraç edilen kamu emekçilerinin görmezden gelinmesi; kayyım uygulamalarının sürdürülmesi ve belediye emekçilerinin özlük haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmemesi yürütülen sürece olan güveni ve umudu zedeleyecektir.

İnsan Hakları Derneği Batman Şubesi olarak; tüm KHK’li emekçiler görevlerine iade edilinceye, belediyelere kayyım atama kararları geri çekilinceye ve hukuk zeminine dönülünceye kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.

Toplumsal barışın yeniden tesis edilmesi için; savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, tekçi ve otoriter rejimlere karşı demokratik ve çoğulcu bir ülkeyi savunmaya devam edeceğiz” dedi.