Kur’an’da üç çeşit tövbe vardır.
1- Herkesin kendi kendisine yaptığı tövbe. İnsanların işlediği günahlar için pişman olarak yaptıkları bireysel bir tövbe. Allah kabul eder veya etmez. Bu O’nun bileceği bir şeydir. Ve kabul olunduğunda sadece işlenen günah affolunur.
42/ŞÛRÂ-25: Ve O, kullarının tövbelerini kabul eden ve seyyielerini (günahlarını) affedendir. Ve yaptığınız şeyleri bilir.
Nefis tezkiyesi yapılmadığı için her zaman bozulabilir.
Yine herkesin hür iradesiyle ve kalbinden bir dilekle ölmeden evvel ruhunu Allah’a ulaştırmayı, ermiş evliyası olmayı ve ölmeden evvel ölmeyi dilemesi ve takva sahibi bir mümin olmasıdır ki; Allah kişinin tüm günahlarını rahmet ederek örter ve mağfiret ederek hepsini affeder.
8/ENFÂL-29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi Furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.
Bu af o kadar geniştir ki, buna kul hakkı da dahildir. Çünkü hiçbir günah Allah’ın rahmet ve mağfiretinden daha büyük değildir.
39/ZUMER-53: De ki: “Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş (haddi aşmış) kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder (sevaba çevirir). O, muhakkak ki O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen).”
39/ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız
2- Mürşidin önünde yapılan tövbedir. Bu tövbede Allah kişinin Allah’a ulaşmayı dilediği zaman örtmüş olduğu bütün günahlarını mağfiret eder, hepsini sevaba çevirir.
25/FURKÂN-70: Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).
25/FURKÂN-71: Ve kim (mürşidi önünde) tövbe eder ve salih amel (nefs tezkiyesi) işlerse, o taktirde muhakkak ki o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a ulaşır (hayattayken ruhu Allah’a ulaşır).
53/NECM-32 onlar ki, küçük günahlar hariç, büyük günahlardan ve fuhuştan içtinap ederler (sakınırlar). Muhakkak ki Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir. O, sizi topraktan yaratmıştı. Ve siz, annelerinizin karnında cenin idiniz. Öyleyse nefslerinizi temize çıkarmayın (nefslerinizi tezkiye ettiğinizi iddia etmeyin). O (Allah), kimin takva sahibi olduğunu daha iyi bilendir.
Çünkü mağfiret aynı zamanda şefaattir. Ve şefaat yalnız bu dünyadadır. Ahirette değil.
4/NİSÂ-64: Ve Biz, (hiç) bir Resulü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka bir şey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resul de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resul’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
3- Tövbe-i Nasuh. Bu tövbe velayet makamlarının altıncısı olan İhlas makamından Salah makamına geçişte Allah tarafından kişiye bizzat yaptırılır. Bu tövbenin artık dönüşü yoktur. Kişi bu tövbe ile artık velayetin yedinci makamı olan salah makamına geçmiştir. Allah’a ulaşmayı dilediğinde günahları örtülmüş ve mürşidine tabi olduğunda da sevaba çevrilmişti. Ama Tövbe-i Nasuh yapana kadar işlediği hatalar mutlaka olmuştur. İşte bu Tövbeden sonra Salah makamına geçen kişinin o ana kadar olan tüm günahları ikici defa örtülür, kendisine Salah nuru verilir ve günahları sevaba çevrilir.
66/TAHRÎM-8: Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Allah’a Nasuh Tövbesi ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, Nebîleri ve Onunla beraber olanları mahzun etmez. Onların nurları, önlerinde ve sağlarında koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki sen, her şeye kadirsin.” derler.
Artık bu kişinin hesap günü kendisine gösterilecek hesap filmini kendisinden başkan kimse göremez. Halbuki bu makama kadar herkesin hesap günü filmi açıkta hologram bir şekilde oynatılacak ve herkes bir başkasının işlediği günahları görebilecektir. O gün bütün sırlar ifşa edilecektir.
86/TÂRIK-9 Gizli şeylerin açıklanacağı gün. Her insanın 3 defa tövbe hakkı bulunuyor. Ondan sonraki tövbeleri Allah kabul etmiyor.
Allah razı olsun

YORUMLAR