Evet, yanlış okumadınız… Dün akşam berberim Yusuf’tan duyduğuma göre Cristiano Ronaldo’nun Batman Petrolspor’a gelme ihtimali konuşuluyormuş. Hatta işin daha da ilginç tarafı, iş insanı Metin Güneş’in Turca firmasının ( eski adıyla TÜVTÜRK) tüm gelirlerini Batman Petrolspor’a devretmesiyle kulübün inanılmaz bir bütçeye ulaşabileceği söyleniyormuş. Yusuf öyle bir anlattı ki, bir an kendimi Petrol City’de Ronaldo formaları satılırken hayal ettim.
Yetmedi…
Çok az kişinin bildiği başka bir detay daha varmış: Ronaldo’nun oğlunun Yarasalar Taraftar Grubundan çok etkilendiğini ve Batman’a gelmek istediği konuşuluyormuş. Şehirde herkes birbirine “CR7 Hasankeyf’i gezmiş mi?” diye soracak seviyeye geldim.
Şimdi diyeceksiniz ki “Bu haber doğru mu?”
Tabii ki değil.
Ama tam da burada durup bir şeyi konuşmak gerekiyor: Artık insanlar uzun yazıları okumuyor. Başlık dikkat çekmezse çoğu kişi yazının içine bile girmiyor. Benim amacım da tam olarak buydu; ilgi çekici bir başlıkla okuyucunun dikkatini çekmek. Çünkü bazen en güzel cümleler bile, sıradan bir başlığın altında kaybolup gidiyor.
Madem buraya kadar geldiniz, o zaman gerçekten önemli birkaç şey konuşalım.
Hayat, çoğu zaman kafaya taktığımız kadar büyük değil. İnsan bazen küçücük meseleleri büyütüp günlerini yoruyor. Oysa dünya dönmeye devam ediyor, güneş yine doğuyor ve insanın içini ferahlatacak şeyler hâlâ çok yakınında duruyor.
Mesela şu sıcak günlerde bol bol su için. Ciddiye alınmayacak bir tavsiye değil bu. İnsan bazen sadece susuz kaldığı için bile yorgun, sinirli ve mutsuz hissedebiliyor.
Akşamları biraz yürüyün. Özellikle Turgut Özal Bulvarı’nda yapılan kısa bir yürüyüş bile insanın zihnini açıyor. Sağlıklı Yaşam Parkı’na gidin, telefonun ekranından biraz uzaklaşın, gökyüzüne bakın. Çocukların koşuşturmasını izleyin, bir bankta oturup rüzgârı hissedin. Hayat bazen büyük mutlulukları değil, küçük huzurları biriktirme işi.
Daha sağlıklı beslenin, daha çok gülün, daha az kırılın. Her şeye yetişmeye çalışmayın. İnsan bazen sadece yavaşlayınca kendini duyabiliyor.
Ve unutmayın…
Bu şehirde hâlâ güzel insanlar var.
Bir selamın içten olduğu,
Bir çayın dostluğu büyüttüğü,
Bir akşam serinliğinin insanın içini rahatlattığı günler hâlâ var.
Umut, bazen sadece eve dönerken hissedilen hafif bir rüzgârdır.
Kendinize iyi bakın.
Su için.
Yürüyün.
Gülümseyin.
Cristiano Ronaldo gelmese de, güzel günler bir gün mutlaka gelir.
Sağlıcakla kalın…

Tebrik ediyorum. Maalesef Milet bir sonraki ekrana geçmek için sabırsızlaşıyor. Biraz verilen emeğe ve faydalı yaIlara bile bakmıyor artık.