Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ÖNLÜ: SERVET BEŞERE ASALET KAZANDIRMAZ!

Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Platformu Sözcüsü Şehmuz ÖNLÜ, iş insanı Rahmi KOÇ’un kamuoyuna yansıyan ve Kürt kadınlarına yönelik olduğu belirtilen ifadelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı…

Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Platformu Sözcüsü Şehmuz ÖNLÜ, iş insanı

Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Platformu Sözcüsü Şehmuz ÖNLÜ, iş insanı Rahmi KOÇ’un kamuoyuna yansıyan ve Kürt kadınlarına yönelik olduğu belirtilen ifadelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

ÖNLÜ, açıklamasında kadınları, halkları veya etnik kimlikleri hedef alan küçümseyici söylemlerin toplumsal barışa zarar verdiğini belirterek, bu tür ifadelerin toplum vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu ifade etti.

Kürt kadınlarının tarih boyunca aileye, topluma ve kültürel değerlere önemli katkılar sunduğunu vurgulayan ÖNLÜ, hiçbir kişinin herhangi bir halkı, kimliği veya kadınları alay konusu yapma ya da ötekileştirme hakkına sahip olmadığını kaydetti.

Açıklamada, Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşların kökeni, dili, inancı ve cinsiyeti ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahip olduğu belirtilerek, toplumun herhangi bir kesimini hedef alan ayrımcı ifadelerin demokratik toplum anlayışı ve insan hakları ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.

Şehmuz ÖNLÜ, servet, makam ve nüfuzun kişilere ayrıcalık değil sorumluluk yüklediğini belirterek, gerçek saygınlığın insanlara gösterilen saygı, ahlak ve erdemli duruşla ölçüldüğünü dile getirdi. Açıklamada, toplumun bir kesimini hedef alan mizahi söylemlerin nezaket ve vicdanla bağdaşmadığı görüşüne de yer verildi.

ÖNLÜ, toplumsal huzuru zedeleyen, nefret ve ayrımcılığı besleyen söylemlere karşı gerekli hukuki süreçlerin işletilmesinin önem taşıdığını ifade ederek, hukuk devleti ilkesi gereğince herkesin kullandığı söz ve davranışların sorumluluğunu taşıması gerektiğini söyledi.

Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Platformu, açıklamasının sonunda ayrımcılığı, nefret dilini ve toplumu kutuplaştıran yaklaşımları reddettiklerini belirterek, insan onurunu, toplumsal barışı ve kardeşlik hukukunu koruma konusundaki kararlılıklarını yineledi.